İngilizce alfabesini bilmek, bir İngilizce kelimenin nasıl okunacağını kendiliğinden öğretmez. name kelimesindeki bütün harflerin adını söyleyebilir, ama sondaki e harfinin neden okunmadığından hâlâ emin olamayabilirsin. food kelimesini öğrendikten sonra good kelimesinin, aynı oo yazımına rağmen farklı bir ünlüyle okunduğunu fark edebilirsin. Bu güçlükler açıklanabilir, ancak her kelime tek bir basit kurala uymaz.
İngilizce kelimeleri okumayı öğrenmek; harflerle sesler arasındaki tekrar eden ilişkileri tanımak, bu ilişkilerin nerede değiştiğini fark etmek ve ilk tahminini nasıl kontrol edeceğini bilmek demektir. Amaç, bir kitabı açmadan önce devasa bir tabloyu ezberlemek değildir. İşine yarayan örüntüleri adım adım öğrenmek ve bunları telaffuzunu gerçekten bildiğin kelimelerle ilişkilendirmektir.
Bu rehberde yeni başlayanlar için temel örüntüler açıklanıyor: ünlüler, kelime sonunda okunmayan e, yaygın harf grupları, okunmayan harfler, kelime vurgusu ve dil bilgisi ekleri. Örnekler, onları açıklayan anlatımla birlikte veriliyor. Odak noktası, yazılı kelimeleri doğru biçimde sesli okumak; bir metni anlamak için ayrıca kelime ve dil bilgisi gerekir.
Harf adlarını değil, sesleri ve ses gruplarını oku
Harf adları, bir adı ya da adresi harf harf söylerken işe yarar. Bir kelimeyi okumak ise farklı bir iştir. M harfinin adı /em/ şeklindedir, ama map /mæp/ kelimesinin başında /m/ sesini temsil eder. M–A–P harflerinin adlarını sırayla söylemek, kelimeyi telaffuz etmek yerine harflerini tek tek saymak olur.
Yazıdaki harfler gruplar hâlinde de çalışır. shop /ʃɒp/ kelimesinde sh tek bir sesi temsil eder. Buna karşılık x harfi, box /bɒks/ kelimesinde /k/ + /s/ dizisini temsil eder. Bu nedenle yazılı harfleri saymak, kaç ses çıkarman gerektiğini göstermez.
Yeni bir kelimeyle karşılaştığında harf harf okumadan önce tanıdık grupları ara. sh, ee veya yaygın bir eki tanımak, ayrı ayrı çözmen gereken noktaların sayısını azaltır. Bu bir başlangıç yöntemidir; kelimenin geri kalanını göz ardı edebileceğin anlamına gelmez. Harf grubunun yeri ve çevresindeki harfler de önemli olabilir.
Bunu da oku: İngilizce alfabesi: 26 harf, telaffuzları ve örnekler
Fonetik gösterimi bir telaffuz haritası olarak kullan
Fonetik gösterim, kelimenin normal yazılışını değil, telaffuzunu aktarır. /mæt/ gibi eğik çizgiler arasındaki simgeler sesleri belirtir. Bu gösterim, harflerden kolayca çıkarılamayan bir sesi, bir harfin okunmadığını veya vurgunun yerini gösterebilir. Simgeleri, sessizce ezberlenecek başka bir alfabe gibi görmek yerine birkaçını bir arada öğren ve ses kayıtlarıyla eşleştir.
Bu rehberde ː işareti, seçilen fonetik gösterim sisteminde uzun ünlüyü belirtir; ˈ işareti ise ana vurguyu göstermek için vurgulu hecenin önüne konur. /aɪ/ gibi bir dizi, ayrı ayrı söylenen iki hece değil, tek hece içinde niteliği değişen bir ünlüdür; buna diftong denir. /ʃ/ ve /tʃ/ simgeleri, ship ve chip kelimelerinin başında duyulan sesleri temsil eder.
Örnekler çoğunlukla, dil öğrenenlere yönelik sözlüklerde yaygın olarak kullanılan bir Britanya İngilizcesi modeline dayanır. İlgili yerlerde Amerikan İngilizcesi seçenekleri ayrıca belirtilmiştir. Bu modellerin hiçbiri Britanya veya Amerika Birleşik Devletleri’ndeki her konuşurun telaffuzunu kapsamaz. Simgeleri kontrol etmek için Oxford fonetik alfabe rehberinden, sesli örnekler içinse dil öğrenenlere yönelik bir sözlükten yararlanabilirsin. Türkçe harflerle yaklaşık bir okunuş yazmak geçici bir hatırlatıcı olabilir, ancak bütün İngilizce sesleri doğru biçimde aktaramaz.
Açık ve kapalı heceler: yararlı örüntüler, eksiksiz bir sistem değil
Hece, merkezinde genellikle bir ünlü bulunan bir ses birimidir. Ünlü harfleri sayarak hece sayısını belirleme. Book kelimesinde iki ünlü harf bulunur ama kelime tek hecelidir; make de sonundaki yazılı e harfine rağmen tek hecelidir.
Başlangıç düzeyindeki okuma kaynakları, kapalı hece yazımını genellikle bir ünlü harften sonra heceyi kapatan bir veya daha fazla ünsüz harfin gelmesiyle açıklar; cat ve hand buna örnektir. Bu örüntüde ünlü çoğunlukla kısadır. Açık hece örüntüsü ise me ve go kelimelerinde olduğu gibi bir ünlü harfle biter; ünlünün sesi çoğu zaman harfin adına benzer. Bunlar yazıdaki örüntüleri öğretmek için yararlı adlandırmalardır; daha uzun her kelimeyi hecelerine ayırıp doğru okumayı garantileyen bir yöntem değildir.
make ve time gibi kelimeleri burada ayrı bir “ünlü–ünsüz–okunmayan e” örüntüsü olarak ele almak daha uygundur. Okunmayan harf, konuşmada ikinci bir hece oluşturmaz. Farklı kurslar hece örüntülerini farklı şekillerde sınıflandırır. Bu nedenle dört ya da altı tür içeren bir tabloyu, bütün İngilizce kelimelerin istisnasız uyacağı bir sistem olarak değil, öğrenmeyi kolaylaştıran bir çerçeve olarak değerlendir.
Kısa ünlüler: yalnızca adı değil, sesi öğren
Başlangıç için, ünlünün ünsüzler arasında yer aldığı kısa bir kelime kullanışlıdır. Yaygın örüntüler arasında a için cat /kæt/, e için bed /bed/, i için sit /sɪt/, o için Britanya İngilizcesindeki hot /hɒt/ ve u için cup /kʌp/ bulunur. Her örüntüyü bir kelime ve onun ses kaydı üzerinden öğren.
Kısa ünlü ifadesi, başka bir ünlüyü yalnızca kısaltarak doğru sesi çıkarabileceğin anlamına gelmez. ship /ʃɪp/ ve sheep /ʃiːp/ kelimelerindeki ünlüler, olağan sürelerinin yanı sıra ses nitelikleri bakımından da farklıdır. Dilinin konumu ve ağzının şekli önemlidir. Farkı dinle ve taklit et; Türkçedeki aynı ünlüyü yalnızca daha uzun söylemek, bu ayrımı sağlamayabilir.
Bu temel yazımlarda bile farklılıklar vardır. Örnek alınan aksanda Put /pʊt/ kelimesinin ünlüsü, cut /kʌt/ kelimesindekinden farklıdır. Amerikan İngilizcesinde hot kelimesi çoğunlukla /ɑː/ içerir; Britanya İngilizcesi sözlük gösteriminde ise /ɒ/ kullanılır. Bu farklılıklar örüntüleri işe yaramaz hâle getirmez. Bir örüntünün, güvenilir bir kaydın önüne geçmek yerine kontrol edilecek bir telaffuz tahmini sağlaması gerektiğini gösterir.
Sondaki okunmayan e: hat ve hate neden farklı duyulur?
Birçok kısa kelimede, sondaki okunmayan e ile birlikte önceki ünlünün sesi değişir. hat ve hate kelimelerini karşılaştır: yazılı e konuşmada yeni bir hece eklemez, ama ünlü /æ/ sesinden /eɪ/ sesine dönüşür. Öğretmenler bunu bazen “ünlü harfin kendi adını söylemesi” olarak açıklar.
| Sonda e olmadan | Sonda okunmayan e ile | Bu örneklerde ünlünün değişimi |
|---|---|---|
| hat /hæt/ | hate /heɪt/ | /æ/ → /eɪ/ |
| sit /sɪt/ | site /saɪt/ | /ɪ/ → /aɪ/ |
| not /nɒt/ | note /nəʊt/ | /ɒ/ → /əʊ/ |
| cut /kʌt/ | cute /kjuːt/ | /ʌ/ → /juː/ |
Bu öğretim örüntüsünde uzun ünlü adı yalnızca süreyi anlatmaz: /eɪ/ ve /aɪ/ birer diftongdur; /juː/ ise ünlüden önce bir ünsüz sesi içerir. Tabloyu bir yazım örüntüsü olarak değerlendir. İlgili konuyu British Council’ın ses ve yazım ilişkisi etkinliğiyle de çalışabilirsin.
Bu örüntü her kelime için geçerli değildir. Have /hæv/, give /ɡɪv/ ve love /lʌv/ kelimeleri okunmayan e ile biter, ama yukarıdaki ünlü değişimine uymaz. Bildiğin bir kelimeyi zorla kurala uydurmak yerine, sık kullanılan istisnaları bütün bir kelime olarak öğren.
Ünlü harf grupları: önce grubu tanı, sonra kelimeyi kontrol et
İki ünlü harf, tek bir ünlü sesi veya bir diftongu temsil edebilir. Harf grubunu tanımak, yazılı her harfi bağımsız olarak okumanı önler. Ancak yan yana gelen iki ünlüden ilkinin her zaman alfabedeki adıyla okunacağını söyleyen bir kural yoktur. Telaffuz, kelimenin bütünü ve yazım örüntüsüyle birlikte öğrenilir.
| Yazım | Başlangıç için yararlı örüntü | Dikkat edilecek nokta |
|---|---|---|
| ee | see /siː/, green /ɡriːn/ | Harfler iki heceyi değil, tek bir ünlü sesi temsil eder. |
| ea | team /tiːm/ | bread /bred/ ile karşılaştır: aynı yazımın başka bir ses karşılığı vardır. |
| ai, ay | rain /reɪn/, day /deɪ/ | Said /sed/, ai örüntüsünün sık kullanılan bir istisnasıdır. |
| oa | boat /bəʊt/ | Amerikan İngilizcesinde yaygın ünlü /oʊ/ şeklindedir. |
| oo | food /fuːd/, good /ɡʊd/ | Bu tanıdık kelimelerin ünlüleri farklıdır. |
| oi, oy | coin /kɔɪn/, boy /bɔɪ/ | Ünlünün niteliği tek hece içinde değişir. |
| ou, ow | out /aʊt/, now /naʊ/ | snow /snəʊ/ ve young /jʌŋ/ ile karşılaştır; bu yazımların birden fazla okunuşu vardır. |
Tabloyu küçük kelime grupları oluşturmak için kullan; bütün bir sütunun tek bir telaffuza karşılık geldiğini varsayma. Bir istisna öğrendiğinde onu tanıdık örüntünün yanında tut. team ve bread kelimelerini karşılaştırmak farkı belirginleştirir ve yeni bir ea kelimesini neden kontrol etmen gerektiğini gösterir.
y harfine de dikkat etmek gerekir. yes kelimesinin başında bir ünsüzü temsil eder. /aɪ/ ünlüsünü my kelimesinde, kelime sonunda genellikle /i/ ile gösterilen ünlüyü ise happy kelimesinde temsil eder. Harfin alfabedeki adı, belirli bir kelimede hangi görevi üstlendiğini söylemez.
Sesi değişebilen ünsüz harfler
Birçok ünsüzün okunuşu oldukça tahmin edilebilirdir, ancak bazı tanıdık harflerin birden fazla okunuşu vardır. C harfinin yaygın ses karşılıklarından biri /s/ sesidir; bu okunuş e, i, y önünde, örneğin city kelimesinde görülür. /k/ sesi ise cat gibi kelimelerde karşına çıkar. Bu örüntü bir kelimeyle ilk kez karşılaştığında yararlıdır, fakat ch gibi grupların ayrıca açıklanması gerekir.
G, aynı harflerin önünde /dʒ/ sesini temsil edebilir; giant buna örnektir. Bu örüntü daha az güvenilirdir: get, give ve girl kelimelerinin hepsi /ɡ/ ile başlar. Sonraki ünlünün sesi her zaman belirlediğini varsaymak yerine kelimenin tamamını kontrol et.
S, /s/ veya /z/ sesini temsil edebilir; see ve rose buna örnektir. X, /ks/ dizisini box kelimesinde, /ɡz/ dizisini ise exam kelimesinde temsil eder. Bu farklılıklar, alfabeyi unuttuğunu göstermez; bir kelimenin telaffuzunu öğrenmenin parçasıdır.
Ünsüz harf grupları: sh, ch, th, ph ve ng
Bir ünsüz harf grubu, tek bir sesi veya harflerin ayrı ayrı adlarına karşılık gelmeyen bir ses dizisini temsil edebilir. Sh çoğunlukla /ʃ/ sesini temsil eder; shop buna örnektir. Ch genellikle /tʃ/ sesini temsil eder; chair kelimesindeki gibi. Ancak school kelimesindeki /k/ ve chef kelimesindeki /ʃ/ ile karşılaştır. Yaygın okunuşu bir başlangıç noktası olarak al ve bu sık kullanılan istisnaları ayrıca öğren.
Th çoğunlukla ya /θ/ sesini, think kelimesindeki gibi, ya da /ð/ sesini, this kelimesindeki gibi temsil eder. Bu sesleri çıkarırken dilin ucu üst ön dişlere dokunur veya onlara çok yaklaşır; hava dar bir aralıktan geçer. İlki ötümsüz, ikincisi ötümlüdür. Ötümlülük, ses tellerinin titreşmesi demektir; boğazına hafifçe dokunarak iki sesi karşılaştırabilirsin. Bu seslerin yerine sürekli Türkçeden bir ses koymaktan kaçın. İngilizcedeki ayrımı dinle ve doğrudan bu ayrım üzerinde çalış.
Ph genellikle /f/ sesini temsil eder; phone kelimesindeki gibi. sing /sɪŋ/ kelimesinde ng, ağzın arka kısmında oluşturulan tek bir geniz ünsüzünü temsil eder; arkasından ayrı bir /ɡ/ gelmez. Ancak finger kelimesinin telaffuzunda /ŋɡ/ bulunur. Dolayısıyla ng yazımı her zaman tam olarak aynı ses dizisine karşılık gelmez.
Ck çoğunlukla tek bir /k/ sesini temsil eder; back kelimesindeki gibi. qu ise çoğunlukla /kw/ dizisini temsil eder; quick kelimesindeki gibi. Yan yana gelen ünsüz sesler arasına kendiliğinden bir ünlü ekleme. stop gibi bir kelimede baştaki /s/ ve /t/, araya ek bir hece girmeden birlikte söylenir.
Okunmayan harfler: yazıdaki bazı harfler neden söylenmez?
Okunmayan bir harf, kelimenin yazımında bulunur ama olağan telaffuzunda ayrı bir sese karşılık gelmez. Türkçede yazım ve telaffuz daha yakından ilişkili olduğu için bu durum başlangıçta alışılmadık gelebilir. Gördüğün her harfi okumak, her zaman daha doğru okumak demek değildir; tanıdık bir İngilizce kelimeyi tanınmayan bir ses dizisine dönüştürebilir.
İşe yarayan örüntüler arasında, baştaki okunmayan k için know ve knee, baştaki okunmayan w için write ve wrong, sondaki okunmayan b için de lamb ve climb bulunur. hour kelimesi bir ünlü sesle başlar, çünkü h okunmaz. Böyle bir kelimeyi ilk kez not alırken okunmayan kısmını işaretle.
Bazı başka yazımların ise birden fazla ses karşılığı olabilir. Gh, night kelimesinde okunmaz; /f/ sesini laugh kelimesinde, /ɡ/ sesini de ghost kelimesinde temsil eder. Her gh grubunun okunmadığını varsaymak yerine bu kelimeleri ses kayıtlarıyla öğren. British Council’ın okunmayan harflerle ilgili yaygın örüntüler açıklamasından da yararlanabilirsin.
r önündeki ünlüler ve aksan modelleri arasındaki fark
Bir ünlü harfin ardından yazılı r geldiğinde, yukarıdaki basit ünlü örüntüleri telaffuzu tahmin etmeye yetmeyebilir. Britanya İngilizcesinden alınan cat /kæt/ ve car /kɑː/ biçimlerini karşılaştır. ar, or, er, ir ve ur gibi grupları tanımak yararlıdır; ancak her birini yine gerçek kelimeler ve vurgu bilgisiyle ilişkilendirmen gerekir.
Bu Britanya İngilizcesi modelinde, vurgulu or çoğu zaman /ɔː/ sesini temsil eder; born /bɔːn/ kelimesindeki gibi. Vurgulu er, ir, ur grupları ise çoğunlukla aynı /ɜː/ sesini paylaşır: term /tɜːm/, bird /bɜːd/ ve turn /tɜːn/. Vurgu koşulu önemlidir: teacher kelimesinin vurgusuz son kısmında bunun yerine zayıflamış bir ünlü bulunur. Bu örnekler, karşılaşacağın istisnaları ve aksan farklılıklarını dışlamadan yararlı gruplar oluşturmanı sağlar.
Sözlüklerde yaygın olarak kullanılan, “rotik olmayan” bir Britanya İngilizcesi modelinde yazılı r, bir ünsüzden veya duraklamadan önce telaffuz edilmez. Yaygın bir rotik Amerikan İngilizcesi modelinde ise telaffuz edilir. Bu nedenle bir sözlük car kelimesini Britanya İngilizcesinde /kɑː/, Amerikan İngilizcesinde /kɑːr/ olarak gösterebilir. Akıcı konuşmada ilk modeli kullanan Britanyalı bir konuşur, ardından ünlü geldiğinde bağlayıcı bir /r/ söyleyebilir; car engine ifadesindeki gibi.
Britanya’daki bütün aksanlar bu r sesini düşürmez; Amerika’daki bütün aksanlar da aynı örüntüyü izlemez. Yeni başlayan biri olarak her bölgesel farklılığı öğrenmen gerekmez. Kendi çalışman için anlaşılır bir telaffuz modeli kullan, ama sözlükteki farklı bir kaydın da doğru olabileceğini kabul et.
Kelime vurgusu ve zayıflayan ünlüler: bütün sesler neden eşit açıklıkta duyulmaz?
Birden fazla hecesi olan kelimelerde genellikle bir hece ana vurguyu taşır. Sesin perdesi, süresi ve şiddetinin birlikte etkisiyle diğerlerinden daha belirgin duyulur. İngilizcede vurgu her kelimenin ilk veya son hecesine sabitlenmiş değildir. Bu nedenle yalnızca yazılış, vurguyu nereye koyacağını her zaman göstermez. Sözlükteki vurgu işareti de kelimeyle birlikte öğrenmen gereken bilginin bir parçasıdır.
about /əˈbaʊt/ kelimesinde ana vurgu ikinci hecededir. İlk ünlü, şva adı verilen /ə/ sesidir; vurgusuz hecelerde sık görülen zayıf bir ünlüdür. A harfinin alfabedeki adı gibi duyulmaz. Farklı ünlü harfler şvayı temsil edebilir. Her ünlüyü en tanıdık sesiyle okumanın doğal olmayan bir telaffuza yol açabilmesinin nedenlerinden biri budur.
Her vurgusuz ünlü şvaya dönüşmez. happy kelimesindeki son vurgusuz ünlü genellikle /i/ ile gösterilir. Bütün zayıf heceleri aynı sesle değiştirmek yerine fonetik gösterimin tamamını oku ve kelimenin tamamını dinle. Yeni bir kelimeyi not alırken anlamının yanında vurgusunu da işaretle.
Kelimeler uzadıkça onları söylemesi kolay parçalara ayır, fakat her parçayı eşit biçimde vurgulama. Gerekirse bu parçaları ayrı ayrı çalış, sonra kelimeyi normal vurgusuyla yeniden birleştir. Kelimeyi bölmenin amacı, tamamını söylemene yardımcı olmaktır; konuşmanı birbirinden kopuk parçalar dizisine dönüştürmek değildir.
-s ve -es ekleri nasıl telaffuz edilir?
Düzenli çoğul eki ve fiillerin üçüncü tekil şahıs eki, yaygın olarak üç farklı biçimde telaffuz edilir. Seçim, ek almamış kelimenin yalnızca son yazılı harfine değil, son sesine bağlıdır. cats, dogs ve buses kelimelerinin neden aynı ses dizisiyle bitmediğini de bu ilke açıklar.
Ötümsüz /p, t, k, f, θ/ seslerinden sonra ek /s/ olarak okunur: cats /kæts/. Ünlülerden ve bir sonraki grupta yer almayan ötümlü ünsüzlerden sonra /z/ olarak okunur: dogs /dɒɡz/, plays /pleɪz/. /s, z, ʃ, ʒ, tʃ, dʒ/ seslerinden sonra ise ek bir hece oluşturur ve genellikle /ɪz/ ile gösterilir: buses /ˈbʌsɪz/.
Simgeleri seslerini duymadan ezberlemek yerine, bu farkları dinleyerek başla. Her çoğul biçime fazladan bir ünlü ekleme: cats iki değil, tek hecelidir. Kelime tabanının kendisinin değişip değişmediğini de kontrol et; leaf–leaves buna örnektir. Ek kuralını uygulamak, düzensiz bir biçimi veya değişen kelime tabanını öğrenmenin yerini tutmaz.
-ed ekini gereksiz bir hece eklemeden nasıl okursun?
Düzenli geçmiş zaman eki -ed de yaygın olarak üç farklı biçimde telaffuz edilir. /t/ veya /d/ seslerinden sonra bir hece ekler: wanted /ˈwɒntɪd/, needed /ˈniːdɪd/. Bu, ekin /ɪd/ okunuşudur. Yalnızca yazılışa bakmak yeterli değildir: önce fiilin ek eklenmeden önceki son sesini belirle.
Diğer ötümsüz ünsüzlerden sonra ek /t/ olarak okunur; worked /wɜːkt/ ve washed /wɒʃt/ kelimelerindeki gibi. Ünlülerden ve diğer ötümlü ünsüzlerden sonra ise /d/ olarak okunur; played /pleɪd/ kelimesindeki gibi. Bu biçimlerin sonuna ayrı bir hece eklenmez. British Council’ın düzenli geçmiş zaman biçimleri rehberi, üç telaffuz için de daha fazla örnek sunar.
Bu açıklama, düzenli fiil ekleriyle ilgilidir. Sıfat olarak kullanılan bazı kelimelerin kendilerine özgü telaffuzları vardır. Örneğin a learned professor ifadesinde learned iki hecelidir. Yeni başlayan biri, düzenli fiil kuralını yazıda ed ile biten her kelimeye uygulamak yerine bu tür kullanımları bütün bir ifade olarak öğrenebilir.
Bağlam bazen kelimenin okunuşunu neden değiştirir?
Bazen aynı yazılı kelimenin, anlamına veya dil bilgisindeki kullanımına göre farklı telaffuzları olur. read fiili, başlangıçta öğrenmek için yararlı bir örnektir. Yalın hâli ve geniş zamanda -s eki almayan biçimi /riːd/ olarak okunur; geçmiş zaman biçimi ve üçüncü hâli ise /red/ olarak okunur. Yazılışı değişmez.
These days, I read every evening. cümlesi, şu an süren bir alışkanlığı anlatır; bu nedenle read, /riːd/ olarak okunur. I read it yesterday. cümlesinde ise geçmiş zaman bağlamı /red/ okunuşunu gerektirir. Yazıdaki ea örüntüsü tek başına bu seçimi belirleyemez. Dil öğrenenlere yönelik sözlükler bu biçimleri gösterir; Cambridge sözlüğündeki read maddesine bakabilirsin.
Bir cümleyi sesli okumadan önce anlamını kavramak için gözden geçir. Kimin neyi ne zaman yaptığını bilmek; doğru biçimi seçmene, kelimeleri anlamlı gruplara ayırmana ve vurguyu yerleştirmene yardımcı olur. Bu yüzden doğru okuma, yalnızca harfleri seslere dönüştürme alıştırması değildir; telaffuzu adım adım kelime ve dil bilgisiyle birleştirir.
Bunu da oku: İngilizce telaffuz ve dinlediğini anlama: ses kaydı, fonetik transkripsiyon ve beş dakikalık çalışma
Tek tek kelimelerden bütün bir cümleye
Bir cümlede konuşurlar genellikle her kelimeyi aynı biçimde vurgulamaz veya her kelimeden sonra duraklamaz. Önemli bilgiler daha belirgin söylenirken, sık kullanılan ve dil bilgisel işlev taşıyan kelimeler daha zayıf duyulabilir. Örneğin vurgusuz can, çoğunlukla tam biçimi yerine zayıf /kən/ biçiminde okunur; tam biçimi /kæn/ şeklindedir. Hangi kelimelerin öne çıktığı, verilmek istenen mesaja ve bağlama bağlıdır.
Önce açık ve dikkatli bir telaffuzla başla, ardından bunu uygun bir ifade kaydıyla karşılaştır. Birlikte söylenen kelime gruplarına ve anlamı aktarmaya yardımcı olan duraklamalara kulak ver. Noktalama işaretleri ipucu sağlar, ama yazıdaki her işarette aynı uzunlukta duraklamak doğal konuşma oluşturmaz.
Çok hızlı konuşmayı hemen taklit etmen veya sesleri bilerek düşürmen gerekmez. Önce kelimelerin tanınabilir, anlamın da açık kalmasını sağla. Ardından kısa bir ifadeyi birkaç kez çalış; dikkatini tek tek seslerden ifadenin bütününün nasıl duyulduğuna doğru kaydır. Kelime kayıtları ve cümle kayıtları birbiriyle ilişkili, ancak farklı amaçlara hizmet eder.
Bilmediğin bir kelimeyle karşılaşınca ne yapmalısın?
Önce tanıdık harf gruplarını ve ekleri fark etmeye çalış. Okunmayan son e örüntüsü veya bildiğin bir ünlü harf grubu olup olmadığını kontrol et, fakat ilk okunuşunu bir tahmin olarak gör. Uzun bir kelimede, sırf bir hece tanıdık görünüyor diye vurguyu kesin olarak bildiğini varsayma.
Kelimenin tamamını, dil öğrenenlere yönelik bir sözlükte ara. Anlamını ve dil bilgisi biçimini kontrol et, fonetik gösterimini oku ve uygun kaydı dinle. İlk tahminini duyduğunla karşılaştır: beklemediğin özellik bir ünlü mü, okunmayan bir harf mi, bir ek mi, yoksa vurgu muydu? Bu özelliği belirlemek, hatırlayacağın somut bir nokta sağlar.
Ardından kelimeyi kayıt olmadan tekrar söyle, bir kez daha kontrol et ve kısa bir ifadede kullan. Tanıdık bir örüntüye uymuyorsa notlarında o örüntünün sıradan bir örneğinin yanına yaz. Böylece genel okuma yöntemlerini öğrenirken telaffuzunu bildiğin kelimelerin sayısını da artırırsın. Cambridge telaffuz sayfalarında hem Britanya hem de Amerikan İngilizcesi ses kayıtları bulunur.
Okumayı tahmin oyununa çevirmeden nasıl çalışırsın?
Her seferinde tek bir ayrım üzerinde çalış. Bir oturumu sondaki okunmayan e harfine, oo grubunun yaygın iki okunuşuna veya /ɪ/ ile /iː/ arasındaki farka ayırabilirsin. Birkaç tanıdık örneği oku, dinle ve neyin değiştiğini açıkla. Ardından bu kelimelerden birini içeren kısa bir cümle dene; böylece örüntüyü yalnızca bağımsız bir liste olarak öğrenmemiş olursun.
Kelimelerinin çoğunu bildiğin kısa metinler seç. Her kelime için sözlüğe bakman gerekiyorsa hem anlamı hem telaffuzu takip etmek zorlaşır. Önce anlamak için oku, emin olmadığın kelimeleri kontrol et, ardından bir bölümü sesli oku. Aynı bölümün kaydı, tek tek seslerin yanı sıra vurgu ve kelimelerin nasıl gruplandığını da karşılaştırmanı sağlar.
Kelimeleri anlamları, fonetik gösterimleri ve ses kayıtlarıyla tekrar etmek için LuvStudy kelime alıştırmalarını kullanabilirsin. Yazılışa bakarken dinlemek, tanıdık örüntüleri gerçek kelimelerde fark etmene yardımcı olur. Site, sesli okumanı otomatik olarak değerlendirmez; tek tek kelimelerin ses kayıtları da birbirine bağlı cümleleri dinlemenin yerini tutmaz.
Örüntüleri kontrol et ve seçimini açıkla
Bu alıştırmalar, yukarıda açıklanan okuma ilkelerini tekrar etmeni sağlar. Yalnızca doğru seçeneği bulmaya değil, her yanıtın nedenini açıklamaya çalış. IPA ile verilen bütün yanıtlar, başlangıçta tanımlanan telaffuz modelini kullanır.
- hat /hæt/ ile hate /heɪt/ arasında ne değişir? Sondaki e bir hece ekler mi?
- food ve good, bu rehberde örnek alınan telaffuzda aynı ünlüyü mü içerir?
- sh, shop kelimesinde nasıl okunur: tek bir ses olarak mı, iki harfin adı olarak mı?
- write kelimesinin başındaki hangi harf okunmaz?
- about /əˈbaʊt/ kelimesinde hangi hece vurguludur ve ilk ünlüye ne olur?
- Düzenli ekin sesini seç: cats — /s/, /z/ veya /ɪz/?
- worked hangi sesle biter: /t/, /d/ veya /ɪd/? wanted ile karşılaştır.
- read, I read it yesterday. cümlesinde nasıl telaffuz edilir: /riːd/ mi, /red/ mi?
Yanıtlar ve açıklamalar
- Ünlü /æ/ sesinden /eɪ/ sesine değişir. Sondaki e okunmaz; iki kelime de tek hecelidir.
- Hayır. Food kelimesinde /uː/, good kelimesinde ise /ʊ/ vardır. oo yazımının her kelimede geçerli tek bir okunuşu yoktur.
- Tek bir /ʃ/ sesini temsil eder. Harf adları, kelimenin seslerini birleştirmek için değil, harflerini tek tek söylemek için kullanılır.
- W okunmaz. Kelime /r/ ile başlar, /w/ ile değil.
- İkinci hece vurguludur. İlk ünlü zayıf /ə/ sesidir; A harfinin alfabedeki adı değildir.
- /s/; çünkü ek almamış kelime ötümsüz /t/ sesiyle biter. Fazladan bir hece eklenmez.
- Worked kelimesinde ek /t/ olarak okunur; öncesinde /k/ vardır ve kelime tek heceli kalır. Wanted ise /ɪd/ alır; öncesinde /t/ vardır ve kelime iki hecelidir.
- /red/. Cümle geçmişten söz eder; bu nedenle yazılış değişmese de geçmiş zaman biçiminin telaffuzu gerekir.
Bunu da oku: Yeni başlayanlar için İngilizce gramer: temel kurallar ve açıklamalı örnekler
Okuma kuralları, gerçek kelimelerle ilişkilendirildiğinde işe yarar
İngilizce okumaya başlamak için bilmediğin her kelimenin telaffuzunu kusursuz tahmin etmen gerekmez. Yararlı örüntüleri tanıman, bir kelime farklı okunduğunda bunu fark etmen ve güvenilir biçimde kontrol etmen gerekir. Ünlü harf grupları, okunmayan harfler, vurgu ve ekler sana bir çerçeve sunar; ses kayıtları ve anlamlı cümleler de bu çerçevenin gerçek dilde nasıl işlediğini gösterir.
Zorlandığın örüntüye birkaç yeni örnekle geri dön, ardından bu kelimeleri kısa bir metinde kullan. Zamanla daha fazla kelimeyi doğrudan tanımaya başlarsın; okuma kuralları da karşılaşacağın bir sonraki bilinmeyen kelimeyi çözmene yardımcı olmaya devam eder.